Bir Çekiç Sesinin
Asırlık Hikayesi
Sivas'in Divriği ilçesinden İstanbul'a uzanan bir yolculuk. Ağabey Ali Erol'dan öğrenilen meslek, Cevizlibağ'daki atölyede 25 yıldır yaşıyor.
Sivas'in Divriği'nden
Bakır Bey'e Uzanan Yol
1960 yılında Sivas'in Divriği ilçesinin Akmeşe köyünde doğan Karani Erol, 14 yaşındayken ağabeyi Ali Erol'un yanına İstanbul'a geldi.
Ali Erol, gece okulunda öğrenciyken ek iş olarak portre, resim yapıyor ve bakır üzerine işliyordu. Karani Usta ondan hepsini öğrendi: ressamlık, kalemkârlık, bakır işlemecilik.
1977 yılındaKocamustafapaşa'da ilk atölyeyi açtılar. Aldıkları siparişleri birlikte tamamlardı. Ali Erol, 1988'de mesleği bırakıp sonra İngiltere'ye gitmek zorunda kalınca, Karani Erol tek başına devam etti.
10 yıllık aradan — kahvecilik dahil çeşitli işlerden — sonra mesleğine geri döndü. Ve bu atölyede, Cevizlibağ'da,25 yıla yakındırbakır işlemeciliğini sürdürüyor.
"Aslında sağlam yetiştirdiğim çok kimse olmadı. Çünkü genelde insanlar işin kolayına kaçıyor. Portrede yeteneğin de olacak. Çizim yapıyorsun, ressamlık. Elle ince ince yaptığın iş asırlık kalır."
"Ben mesleğime aşığım zaten. Ama bu işi severek yaptığım için, o da severek yaptığı için…"
Bir Ailenin Çizgisi
Akmeşe Köyü'nde Doğum
Sivas Divriği Akmeşe köyünde (eski adı Ziniski — Ermenice 'Güzel Bahçe') doğdu. 14 yaşına kadar köyde yaşadı.
İstanbul'a Geliş
14 yaşında, orta okul ikinci sınıftayken Sivas'tan İstanbul'a kaçıp geldi. Ağabeyi Ali Erol'un yanında kaldı, mesleği ondan öğrendi.
Kocamustafapaşa'da İlk Atölye
Ali Erol ile birlikte İstanbul Kocamustafapaşa'da ilk atölyeyi açtılar. Portre, bakır işleme, hediyelik eşya üretmeye başladılar.
Ayrılık ve Ara
Ali Erol mesleği bıraktıktan sonra İngiltere'ye gitti (sonradan 2004'te kaybettik). Karani Erol da ara verdi, 10 yıl farklı işlerde çalıştı.
Cevizlibağ'a Dönüş
10 yıllık aranın ardından mesleğine geri döndü. Çocukları erken yaşta atölyede çalışmaya başladı. Cevizlibağ'daki atölyede 25 yılı aşkın süredir üretim.
ErolBakır — 20 Ülkeye İhracat
Kızı Burcu (Trakya Üniversitesi El Sanatları), oğlu Erdal ve damadı Muhsin ile birlikte. Yaklaşık 20 ülkeye ihracat, geleneksel tarzı teknolojiyle harmanlıyorlar.
On Parmağında
On Marifet
Karani Usta hem ressam hem kalemkâr, hem de bakırcılığa dair akla gelen ne varsa onu yapıyor. O nedenle kendisine Bakır Bey demekten daha iyi bir tarif olabileceğini söylüyorlar.
"Bakırı oyuyorsun, çelikle, elmasla. Her yerde aynı çizgiyi kullanamıyorsun. Bazı yerlerde kalemi ters çeviriyorsun. Çizgi tamamen değişiyor. Bazı çizgileri çalışırken nefes dahi almaman lazım."
Türkiye'de eskiden bu işi Ermeni topluluğu yapardı. Kalemkâr, ellerindeki özel aletler aracılığıyla tüm değerli madenlerin üstüne yazılar ve desenler işleyen zanaat sahiplerinin adıdır.
Edirne Selimiye Camii, Sultanahmet Camii, Ayasofya, Kız Kulesi, Boğaz Köprüsü… Hepsi bakır üzerinde ona can vermiş.
Baba, Kız ve Oğul:
Aynı Ateşte Dövülen Miras
EB — ErolBakır. Hem soyadlarından geliyor hem de Burcu ve Erdal'in adlarının ilk harflerinden.
"9 yaşındayken babamla birlikte ilk dükkanı açtığımızı hatırlıyorum. Trakya Üniversitesi El Sanatları Bölümü'nü bitirdim. Şimdi geleneksel tarzı teknolojiyle harmanlıyoruz. "Her şey değişti artık.""
"38 yaşındayım, 25 senedir babamla bu işin içindeyim. Tornavida yoktu, tezgahı ilk kurduğumuz zaman hiçbir şey yoktu. Çok şey başardık. Bugün 20 ülkeye ihracatımız var."
"Burcu Erol ile birlikte atölyede. Bu işi severek yapıyoruz. Dedelerden, büyüklerden öğrendiğimiz her şeyi yeni nesle taşımaya çalışıyoruz."
Bostan, Kanaryalar ve Güvercinler
Karani Usta, atölyesinin önüne küçük bir bostan yapmış. Domates ve çeşitli sebzeler ekiyor. "Köye gidemiyorsam, köyü buraya getiririm" diyor. Atölyede bulunan kanarya ötüşleriyle eşlik ediyor. Çok katlı binaların ortasındaki terasta büyük bir güvercin kümesi var. Burada, bir yandan bakırdan bir dünya yaratılırken, diğer yandan farklı canlılarla birlikte başka bir dünya kurulmuş.
Neden CopperHandmade × ErolBakır?
El İşçiliği
Seri üretim yoktur. Her parça, kalemkârlık teknikleriyle, elmas uçlu kalemlerle ince ince işlenerek doğuyor. Bir darbe aldığında boyası kabarmaz.
Saf Bakır
%100 saf bakır kullanıyoruz. Dijital olarak üretilmiş iş bir darbe aldığında boyası kabarıp bozulur, ama elle ince ince yapılan iş asırlık kalır.
Yerel Üretim
Cevizlibağ'daki atölyemizde üretiyoruz. Yaklaşık 20 ülkeye ihracat yapıyoruz ama kalbimiz hâlâ İstanbul'da atıyor.
Bu Hikayenin Bir Parçası Olun
Her satın aldığınız ürün, 60 yıllık bir sanatçının emeğinin, soyutlanan bir köyün hatırasının ve son ustalardan birinin gururunun devamıdır.
Koleksiyonu Keşfet →